Evlilik Nedir  
  Evlilikte Güncel / İletişim Sorunları  
  Evlilikte Cinsel Sorunlar  
  Erkeğin Cinsel Organları  
  Kadının Cinsel Organları  
  Kızlık Zarı  
  Cinsel Bozukluklar  
  Parafililer (Cinsel Sapmalar)  
  Cinsel Kimlik Bozuklukları  
  Cinsel İşlev Bozuklukları  
  Cinsel İşlev Bozukluklarının Psikolojik Nedenleri  
  Erkekteki Cinsel İşlev Bozuklukları  
  Ereksiyon (Sertleşme Bozuklukları)  
  Erken Boşalma  
  Erkekteki Cinsel İşlev Bozukluklarının Tedavisi  
  Kadındaki Cinsel İşlev Bozuklukları  
  Cinsel İstek ve Uyarılma Bozukluğu  
  Cinsel Tiksinti Bozukluğu  
  Orgazm Bozukluğu  
  Disparoni  
  Vajinismus  
  Vajinismusun Nedenleri  
  Cinsel İşlevleri Olumsuz Etkileyen Hastalıklar  
  Cinsel İşlev Bozukluklarında Yan Etkisi Bulunan İlaç ve Maddeler  
  Tedavi  
  Vajinusmusta Yanlış Tedavi Yöntemleri  
  Cinsel Mitler  
  Cinsel Eğitimin Amaçları  

 


9 YILLIK EVLİ BİR VAJİNİSMUS HASTASININ DUYGU VE DÜŞÜNCELERİ (R.S)
 

"Ben çocukluğumda bekaretin anlamını bilmezken, erkek arkadaşlarla oyun oynardım,annem bana oynamamamı söylerdi.
Ergenlik çağına geldiğimde ise,annem cinsel sorunlarımla utanma gerekçesiyle ilgilenmezdi. Vücudumdaki gelişmeler bende saklanma ve utanma duygusunu aşıladı.
Bol giysiler giyinirdim, adet gördüğümü saklardım.Böyle olunca da içime kapanırdım.Cinselliğe karşıda hiçbir eğilimim olmadığı için cinsel ilişkiyle ilgili hiçbir bilgim yoktu.Sadece arkadaşlar arasında konuşmalardan bahsedilirdi.Evlenildiğinde ilk gecenin zor geçtiğini kızlık zarının yırtılmasıyla şiddetli bir acının çekildiği kanamaların 3-4 gün sürdüğü birleşme sırasında kızın cinsel organını kasmasıyla eşlerin birbirine yapışık kaldığı hastaneye götürüldüğü anlatılırdı. Birde penisin uzun ve geniş olduğu anlatılıp büyüklüğüne göre acının fazlalaşacağı anlatılmıştı.Ben evlendiğimde cinsel ilişkiye girmeden önce kıyametin kopmasını isterdim.Kendimi cinsel ilişkiye girmiş olarak hayal edemiyordum, çünkü aklım almıyordu; vajinanın küçük bir giriş yeri vardı.
Penis ise vajinanın girişinden iki kat fazlaydı.Penisin vajinaya girmesi için acı veren bir yırtılmanın olacağını düşünürdüm. Birde cinsel ilişkiye özendirecek olumlu şeyler duymadım.Sırf erkeklerin zevk aldığı bir ilişki olarak düşünürdüm.Çünkü evli kadınlar kocalarının cinsel ilişkide bulunmak istediklerini kendilerinin bunu red ettiklerini söylerler ve kaçış yolu aradıklarını söylerlerdi.Böyle olunca da cinsel ilişkinin acı çekmekten başka birşey olmadığını düşünürdüm.
Ama nişanlandığımda eşimle uyum içerisindeydik.İlk gecenin kolay geçeceğine inanmıştım.Ona içimdeki cinsellikle ilgili sıkıntılarımı anlatmıştım. Biraz rahatlama olmuştu, ama ilk gecenin geçmesiyle tam rahatlama yaşayacaktım.Evlendiğimde ilk gece umduğum gibi geçmedi.
Eşimle ben bir odada kaldık.Dışarıda çarşafı bekleyen 5-6 kişi vardı.Bir saat olmadan bizden çarşaf istendi.Bizde daha olmadığını söyleyince panik yaratıldı.Ebe getirildi ilişkiye engel birşey var mı diye baktırıldı. Bana zaten cinsellikle ilgili pek birşey anlatılmamıştı. Bilgisizliğinde verdiği üzüntüyle utanma duygusuyla heyecanla çaresizlikle artık ben tekrar içime kapandım.Eşim olayı dolaylı yollarla kapatıp, sonra ortamın yumuşadığı anda cinsel ilişkiye gireceğimizi söylemişti.Birçok cinsel ilişki denemelerinden sonra hala ilişkiye giremedik.Şimdi ise bunun acısını yaşıyoruz.
Not: Bilinçaltıma yerleşen her türlü korkuyu, özellikle acı çekme korkusunu üzerimden atmak istiyorum.En son umudum sizsizin..."

 

8 YILLIK EVLİ BİR VAJİNİSMUS HASTASI (A.N)
 

"16 ve 17 yaşlarına yakın zamanlarda gerek duyduklarım gerekse yanımda anlatılanlar beni çok etkiledi ve bilinç altıma yerleştirmişim.
Örneğin: Birinde o geceye dair çok acı çekmiş zor olmuş hatta kanama fazla olmuş doktora gitmişler. Başka birisinden kızlık zarı yırtıldığında kan gelmemesi kız olmadığı gerekçesiyle doktora gidip muayene edilmesi, bundan çok etkilenmiştim.
Bizim yöremizde kız olup olmadığını anlamak için ertesi gün (ilk geceden sonra) çarşafa bakılır.Bu olay beni aşırı etkiledi.
Fakat eşimin ailesinde böyle bir olay yoktu ama nedense bu düşünce benim kafamda büyük bir olay olarak yer etti.
Birde bunu duymuştum,ilişki anında penisin içeride kalması kadının o sırada kendini kasıp penisin içeride kalması ve o şekilde doktora gitmeleri.
Benim en çok etkilendiğim ve kafamdan bir türlü çıkarıp atamadığım düşünceler.Aslında zamanı geri çevirip gitmek mümkün olsa böyle konuşmalar dinlemez ve böyle düşüncelere sahip olmazdım.O yaşlarda bırakın cinselliği ailene hastalandım bile diyemezdik utanırdık.
Böyle olmamın sebebi o kadar mutlu ve huzurlu bir çocukluğum geçmedi,hep kavga ve tartışmanın bol olduğu neredeyse hiç eksik olmadığı bir ortamda büyüdüm.Cinsel ilişkiye girmek o anda olmaması beni aşırı soğutuyor.Hep bugün yarın diye(yani olacak diye erteliyorum kendi kafamda) sinirlerimi bozuyor.Hiç olmayacak şeyi kafama takıp kuruyorum. Sonra bunu dev haline getirip başka bir olaya başlıyorum. Eşime haksızlık edip onu kırıyorum. Mesela; Kadınlarla oturmalarda bana şu sorunun sorulmasından artık nefret ediyorum.Sizin çocuğunuz var mı? Hayır yok diyorum hemen arkasından Niye, olmuyor mu? Kocandan mı? Senden mi? Kaç senelik evlisiniz? Bayağıda çok olmuş doktorun kim niye size öyle söyledi sorun neymiş? (vs...)
Beni çok üzen başka bir konuda birisinin hamile olmasını duymak.Onu bana söylerlerken yüzümdeki ifadeyi tahmin edebiliyorum.
Hüzünlü bir suratın üzerinde sevinmiş rolü yapan biri.Sonrasında eve gelip kaç defa ağladığımı ve günlerce etkisinde kaldığımı biliyorum.
Arkamda kaç defa duydum "Bunun çocuğu yok mu?" bu beni çok acıtan bir soru şeklidir.Bu yüzden kendime çok sordum. Allah'ım neden ben her normal insan gibi cinselliği yapamıyorum.Kocamı mutsuz ediyorum.O bunları hak etmiyor.Ben gerçekten çok günahkarım diyorum.
Eksik bir insan olarak görüyorum.Benim için en önemlisi ödevlerimi eksiksiz yapmak çünkü sadece iyileşmek istiyorum. Kocamı ve kendimi mutlu etmek istiyorum.Sağlıklı normal yaşamak ve yaşatmak istiyorum.Size çok güveniyorum Lütfen beni iyileştirin."

 

14 YILLIK EVLİ BIR VAJİNİSMUS HASTASININ DUYGULARI (F.G.)
 

" Mazide cıvıl cıvıl hayat dolu gülmeyi seven, bir genç kızı geri de bırakmış, yıllar geçtikçe her gün üzerine konulan ağırlıkla yıpranmış, karamsar, beyninde intihar tasarımları ölümün eşiğine gelmiş bir kadındım. Bu korkudan nefret ediyordum. Mantıksız bir insan değildim ama korku mantığı bastırıyordu. İçindeki sevgi tomurcuklan kurumuş, güzeli fark edemiyordum, büyük bir güvensizlik duygusu vardı. Kin, nefret, öfke bedenimde çete oluşturmuşlardı. Gözyaşı musluklarım bozulmuştu. Bir labirentin içindeydim ve her gün etrafıma duvar örülüyordu. Sonuç vermeyen arayışlar. Eşimin ailesi öğrendikten sonra dışlanmanın verdiği duygusal baskı, kendimi boğaz tokluğuna çalışan bir sığıntı gibi hissediyordum. Nerde bir çare olacak tedavi yöntemi bulsam bir ümit ışığı da olsa eşimle kavga gürültü peşinden koşuyordum. Kendime devamlı bir şeyler ispatlamak zorundaydım. Evliliğimi ayakta tutmam gerekiyordu, cinsel yönüm zayıf olduğu için kendimi beden gücümle ortaya çıkartıyordum. Erkeğin yapacağı işleri de üstlenmiştim, boya badana tadilat, alışveriş hep kendim yapıyordum, emir eri olup çıkmıştım. Üstelik yazın memleketime gidip çay toplardım, eşimin ailesine çalışkan görünmek zorundaydım, işçiye para vermez hep ben çalışırdım. Her çay fidanının dibinde bir kova gözyaşım vardır.İstanbul'a dönünce de boş durmazdım yaptığım dantelleri satar para biriktirirdim, çünkü yarınım yoktu!
Sorunumun temeline inince eğitimimde aksaklık olduğunu gördüm elime devamlı taşıyacağım bir namus bayrağı vermişlerdi aynı, olayları diğer teyze kızları da yaşamıştı. Tedavide, sanki bayrak elimde cenge gidiyorum. Doktorumun muhteşem bir gidiş yolu vardı. Bana önce cinsellik hakkında bilgiler verdi. Onları beyne yükledim, yıllarca beslediğim, büyüttüğüm korku korkmaya başlamıştı. O kaçtıkça biz kovaladık peşine üç kişi takılmıştık. Doktorum, eşim ve ben kollar sıvanmış kovalamaya başlamıştık. Muhteşem bir etüt çalışması vardı. Terapi olumlu yönde ilerliyordu her terapiden sonra etrafımda örülen duvarı tokmaklayıp yıkıyordum.Son seansta korku tümüyle gitmiş vücut rahatlamış iki beden bir olmuştuk. 14 yıl sonra yeni bir yuvanın temeli atılmıştı. Mutluluktan uçuyordum, inanamıyordum. Allah’ıma şükrettim. Sabaha kadar uyuyamadım, doktoruma sarılıp sevinçten ağlamak istedim, gece telefon açmak istedim eşim engel oldu.
İnsan oğlunun yaşamında en önemli yerin cinsellik olduğunu öğrendim. Başarının ve çöküntünün temel kaynağı olan kadının cinselliği, bir hükümeti yıkabilme gücüne sahipmiş."
ÖNCE
Geçmişte yaşadıklarıma ve duyduklarıma çok inanmıştım ve çok korkmuştum, uzun yıllar onların etkisinde kalmıştım. Korku, aşağılanma, çaresizlik,hayal kırıklığı, güvensizlik ve suçluluk duyguları hissetmiştim. Cinselliğin pis, kirli ve şiddet içeren yanlarını, şehvetin insanı küçülten, aşağılayan bir iç güdü olduğunu düşünüyordum. Cinsellik mide bulandırıcı idi; ama bazen de hoşuma gidiyordu ama bunu kendime itiraf edemiyordum.
SONRA
Artık tamamen cinsel ilişkiye girebiliyorum. Karşılıklı zevk alıp yaşanabilecek bir şey olan cinselliğin güzel bir paylaşım olduğuna inanıyorum. Kesinlikle tiksindirici bulmuyorum .Günah olmadığına inanıyorum. Eski yaşadıklarımla ilgili hiç bir şey hissetmiyorum, korkmuyorum kendimi suçlamıyorum. Onlar " sapıktılar" deyip gülüp geçiyorum.